Yeni Kayıt         Şifremi Unuttum!
Siirt'in Dünyaya Açılan Kapısı - Anasayfa
 
Yazı Boyutu : 12 punto14 punto16 punto18 punto
Beşir VURAL

E-Posta:
azad21ciwan@hotmail.com

BİR SENDİKACI OLARAK

Bir önceki yazımda özelleştirme mağdurlarını anlatmaya çalışmıştım. Yine aynı yazımda sendikal anlayışımın, sınıf ve kitle sendikacılığı olduğunu ve bir sonraki yazımda bunu biraz açmaya çalışacağımı yazmıştım. Evet sendikal mücadelenin içinde yer aldığımdan beri sınıf ve kitle sendikacılığını esas alarak yola koyulmuş, bu çerçevede hizmet etmeye çalışmaktayım.

Peki niye sınıf ve kitle sendikacılığı…….?

Çünkü sınıf bilincini alamamış bir işçinin, değişen dünya koşullarına uygun sınıfsal ve örgütsel bir karşı duruş geliştirmesi mümkün değildir. Yaşam, bütün yönleriyle (Ekonomiksel, Üretimsel, Tüketimsel, Teknolojik v.s) hızlı bir değişim içindedir. Üretim araçlarını ellerinde bulunduran kapitalistlerin denetiminde yaşanan bu değişimler karşısında gerekli olan sendikal stratejiler ve taktikler geliştirmeyen işçi sınıfı, kapitalistlere boyun eğmek zorunda kalmaktadır.

Peki bu yenilgi kader midir? Yada kaçınılmaz son mudur ?

Bana göre değildir ! Her ne kadar karşıdaki güç devasa bir güce sahipse de bununla mücadele edebilmenin kudreti bizim beyinlerimizde olduğunu düşünüyorum. Yeter ki o cevheri ortaya çıkarıp işleyebilelim. Ve aslında ülkemizde yaşanan darbelerle (Askeri-Sivil) bizlere biçilen rolü oynuyoruz gibime geliyor. Ne yaparsak yapalım, yenilmeye mahkûmuz anlayışını içten içe bize kabullendirtmiş bir tablo olarak görmekteyim. Önyargıları, gerçekmiş gibi yaşamaya başladık. Çalışanlara büyük haksızlıklar yapıldı. Örneğin, “Aydın”lar farklı bir toplumsak kesim olarak görüldü, işçiler aydın olamazlar gibi çok dar elbiseler giydirildi. Ve yıllar boyunca sağımızı solumuzu sıktığı halde biz bu elbiseyi giymeye devam ettik. Oysa, geleceği kuracak olan güç, aydın işçilerin önderliğindeki işçi hareketiydi.

Bütün dezavantajlarımıza rağmen, sınıfsal bilinci almış işçilerin bilimsel ve demokratik örgütlülüğünün bu karanlıkları aşacağına inanmaktayım. Bizim sınıfsal bilinçten yoksunluğumuz, sermayenin istediği gibi at koşturmasına sahalar yaratmaktadır. Kendi özgücümüze olan güvensizliğimiz ve dayanışma kültürümüzdeki çürümüşlükten dolayı; yasaların aleyhimize çıkmasına, özelleştirmelerin yaşanmasına, 4-C gibi kölecilik dayatmalarına maruz kalmaktayız.

İşte bu yüzden sınıf bilincini alan işçi ve önderlerden yola çıkmak gerekmektedir. Unutmayalım ki, Kapitalizme karşı başarımız sınıf bilinci ve sınıf örgütlülüğümüzdeki düzeyimizle doğru orantılıdır.

Peki niye kitle sendikacılığı ?.....

Sendikaları oluşturan üyelerin, düşünsel eğilimleri, ırkları, dinleri, dilleri farklı farklı olabilir. Bu farklılıkların tümünün insanın temel hak ve özgürlükleri olarak kabul etmekteyiz. Ve her üyemizin herhangi bir sınır konulmaksızın kendine ait bu değerleri özgürce yaşamasından yanayız. Önemli olan bütün bu farklılıkları kabul ederek ortak amaçlar ve çıkarlar doğrultusunda bir arada mücadele etmektir.

Emek ve sermaye var olduğu sürece, aralarında bir çıkar çatışması yaşanır. Bu çatışmada emeğin çıkarını korumak esasıyla hareket edebilmemiz için; kendi aramızda örgütlülüğü eksiksiz olarak sağlamak zorundayız. Örgütlülüğümüzün sağlıklı olabilmesi içinde, herhangi bir üyemiz diğer bir üyemizin temel hak ve özgürlüklerinizi yaşayabilmesi için sonsuz dayanışma içinde olması gerekmektedir. Bu aynı zamanda hem sınıfsal bir görevimiz hemde insani bir sorumluluğumuzdur.

Bir dip not olarak ta, bölgemizdeki sendikal anlayışın çerçevesini biraz açmakta fayda görmekteyim. Zira zaman zaman haksız eleştirilere de maruz kalmaktayız.

Bölgemizdeki toplumsal olaylara karşı duyarlılığı sendikal bir gereklilik olarak görmekteyiz. Zira üyelerimizi etkileyen her şey sendikal anlayışımızın çerçevesi içerisinde yer almaktadır. Bölgemizde yaşanan olaylardan dolayı, çalışma özgürlüğümüz, seyahat etme özgürlüğümüz, eğitim özgürlüğümüz, sosyal ve ekonomik hayatımız bir bütün olarak etkilenmektedir. Üyelerimizin görevlerini icra ederken karşılaştıkları tehlikeler düşünüldüğünde sendikacı olarak duyarsız kalmamız kabul edilemez. Gerek insanın (üyemizin) temel hak ve özgürlükleri gerekse de çatışmalı ortamda heba edilen kaynakların doğru değerlendirilip üyemize dönüşü açısından da fikir beyan etmemiz, Türkiye"deki bütün herkesime karşı duyduğumuz sorumluluğun bir gereğidir.

Dünyadaki ve ülkemizdeki baş döndürücü olayların arkasında sürüklenen değil, Gündemi belirleyecek sınıf ve kitle sendikacılığının egemen olacağı yarınlar dileği ile herkesi selamlıyorum….

Beşir VURAL



Bu yazi 4020 defa okundu.

<< Önceki || Sonraki >>


Yorum Ekle
Başlık:
Metin:
*Üye girişi yapılmadığından yorumlarınız "Misafir" rumuzu ile yayınlanır. Ücretsiz Üyelik için tıklayınız.
Tavsiye Et
Sayin okucuyumuz bu yazıyı istediğiniz kişiye gönderebilirsiniz.
*Kime:
*Kimden:
*Kisa Mesaj :
 
* İlgili yerleri boş bırakmayınız!
Yorum Yap
Tavsiye Et
Yazdır
Kaydet
Yorumlar ( 3 / 9 )
birlikte ve beraber ce
sorunlar önümüze geldikçe arkamızda durma hassasiyetini gösterip her platformda her yerde sorunları dile getiren anlayışınız için sizi tbr eder başarılarınızın devamını dilerim saygılarımla

Gön.: fevzi yılmaz , 21:12   06 Eylül 2011
beşir beye
siz beni yanlış anladınız galiba. benim sözüm tedaş ın firmaya gececek olan işçileri acaba yeni firmanın alacağı işçileri sendikalı yapacaklarmı? eski işçiler yeni işçilerle omuz omuz a vereceklermi? siz sendikalar olarak tedaş ı alan firmalarla bu konuda görüşmeler yaptınızmı? sizin şahsınıza güvenimiz sonsuz ya başkaları ne yapıyor...? sen her zaman vekilimizsin inşaallah diyarbakır batman siirt şırnak mardin illerinde örnek kişiliğinizle nam salacaksınız. size güvenimiz sonsuz. saygılar

Gön.: yüksek gerilim , 13:57   03 Subat 2011
yuksek gerılım rumuz una cevp
yasaların elverdiği kadar işçi arkadaşlarımızla bırlıkte yurunecek butun yolları yumeye 1 nolu olarak herzaman hazırız..yeterkı işçi arkadaşlar bırlıklerını korusunlar ,konuşalım tartışalım ortak karar alalım ondan sonra yurumeyen namert olsun ...bır sendıkacı olarak işçinin ortak kararının emrındeyim....saygılarımla......

Gön.: beşir vural , 10:50   21 Ocak 2011
<<
>>
Diğer Yazıları
 
Okunan:
Hafta / Bu Ay / Yıl
Dünden Kalanlar

 Medya56 | Siirt'in Dünya'ya Açılan Kapısı
» Sitene Ekle  » Anasayfa Yap  » Sık Kullanılanlar  » RSS  » Site Haritası
2008-2012 Tüm haklari saklidir. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayinlanamaz.