
BDP"nin desteklediği Siirt Bağımsız Milletvekili Adayı Gültan Kışanak ile röportaj yaptık. Kendisi ile yaptığımız röportajı siz değerli okurlarımız ile paylaşıyoruz.
Halil ANGÜN :Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
Gültan Kışanak: Mesleğim Gazetecilik, evliyim ve 1 çocuğum var. Özgür basın geleneğinde 12 yıl çeşitli kademelerde görev yaptım. Muhabirlikten, Genel yayın yönetmenliğine, Yazı işleri müdürlüğünden büro temsilciliğine kadar çeşitli görevler yaptım. Hatta spor sayfası editörlüğü görevini bile yaptım. Önemli bir süreçte basında çalıştım. 90"lı yıllarda özgür basın gereği bölgede ve çevremizde tüm gerçekleri yakinen takip eden ve duyurmaya çalışan bu nedenle baskılara uğrayan bütün bunlara rağmen baskılara boyun eğmeyen, çok önemli kamusal bir görevdir. Bugünkü konsept gereği bu dönemde faili meçhul cinayetleri savaşların kirli yüzünü, yaşanılan sıkıntıları hayatımın önemli bir kısmını ve önemli bir meslek dalı, 12 yıl benim için her zaman halkın sorunları ile iç içe, hayatımın önemli bir kesitidir. Kadın özgürlük mücadelesinde aynı zamanda önemli çalışmalarım oldu. Kadın ekleri çıkardım, kadın eklerinde danışma üyeliği yaptım, çeşitli yazılar yazdım. Kadınların özgürlük mücadelesinde önemli katkılarımın olduğunu düşünüyorum. Kadınların hayatın her alanında etkin olabilmeleri için çalışmalar yürüttüm. 2007 yılında Diyarbakır Milletvekili olarak parlamentoda milletvekili olarak görev yaptım. Ülkemizin sorunlarını halkımızla birlikte nasıl son bulabiliriz yoğun bir mücadele dönemi olarak geçti. Bu konuda inanıyorum ki önümüzdeki süreçte önemli çalışmalara imza atacağımız.
Halil ANGÜN: AKP"nin 2023 vizyonunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Gültan Kışanak: Bu söyleme birkaç nedenle problemli buluyorum. Bunlardan birincisi şudur: Evet, insanın gelecek için bir vizyonun olması gerekiyor. Çünkü bir siyasetçi geleceğimizi, kurtarmak üzere planını yapmaktadır. Türkiye"nin gelecek vizyonunu kurarken iki şeyi göz ardı etmemesi gerekiyor. Geçmişini ve bu gününü, göz ardı etmemesi gerekir. Bir kere, bunları göz ardı ederek vizyon kuramazsınız, şu anda AKP"nin yaptığı budur. Hem geçmişini göz ardı ediyor, hem de bu gününüzü. Türkiye Cumhuriyetinin kurulduğu günden bu yana 80 yıla aşkındır göz ardı edilen bir sorun var. Kürt sorunu gibi bir sorunu görmezden geliyor, bu her zaman göz ardı edildi. Türkiye"nin bu yönde problemleri var. Sürekli isyanları bastırma girişimlerinde katliam girişimlerinde bulunulmuştur. Bu aslında korkunç bir rakam, kamuoyu aslında bunu göz ardı ediyor; ama geçmişte yaşanılanlar bunlar. Geçmişi görmeyen bu günü de görmeyen gelecek kurgusu kuramaz. Kaldı ki daha da önemlisi 30 yılda yaşanılan çatışma sürecinde kırk bini aşkın insanımız öldürüldü, binlerce köyümüz boşaldı, sayısız faili meçhul cinayetler işlendi. Bu geçmişi göz ardı eden bir gelecek beklentisi olabilir mi? Yine bu güne gelelim, bu günü göz ardı eden bu gün neler yaşanıyor, bugün burada yaşayan yurttaşlarımızın bir bölümünün problemi var. Temel hak ve özgürlüklerinden yoksundurlar, Kürtler temel hak ve özgürlüklerine kavuşmak istiyorlar, bu çatışma sürecinden çıkmak istiyorlar, bir barışın gelmesini barışın sağlanması temel hak ve özgürlüklerin teminat altına alımasını ve bu ülkede yaşayan her vatandaş gibi haklarına kavuşmak istiyor. Günümüzün temel konusu bu. Bunu görmeyen gelecek vizyonunu kurmamalı. 2023 projelerini öncelikle geçmişi ve geleceği göz ardı eden bir yanılsama bir hayal dünyası yaratma projesi olarak görüyorum. Problemli bir projedir. İkincisi bu 2023 Projesi vizyonu söyleminde toplumsal objeler yok. 2023 Projesinde ekonomi var, para var, yol var, köprü var,r İstanbul"un ikiye ayrılması var. Var derken sosyal bir vizyon yok, toplum halk nasıl yaşamak istiyorlar bu anlamda da 2023 vizyonu gerçekten içi boş kof insanı göz ardı eden insanların talep ve isteklerini içerisinde barındırmayan insanlara ekonomik bir araçmış gibi muamelesi yapan bir vizyon. Birçok insan zengin ama mutlu değil yani her şey bu gün paradan ve ekonomiden yana ibaret değildir. İnsanların onuru var, kimliği var, kültürü var, sosyal yaşamı var. Bunlara dair hiçbir projeleri yok, bu nedenle kof, bundan ziyade üçüncü olaraktan çok problemli görüyorum, kısa bir süre içerisinde yapacaklarını gözden kaçırmak için daha ileri bir tarihe insanları odaklayarak insanlarımızın gözünü kapatıyor. Bir yıl sonra üç yıl sonra nihayetinde önünde topu topu dört yıldır iktidarsın, bu dört yılın hesabını vermeden insanları on üç yıl sonrasına odaklamak aslında bu dört yılı gözden kaçırmak anlamına geliyor. Bu nedenle AKP"nin bu 2023 yılı projeleri vizyonu tamamen aldatmaca ve kandırmaca ve gerçekleri gizlemede insanları bir hayal içerisine çekme, içi boş kof bir projedir. Gerçekler ile hiçbir alakası yok.

Halil ANGÜN : Sonucu belli bir seçim sürecindeyiz. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?
Gültan Kışanak: Öncelikle şunu ifade edeyim, sonucu belli bir seçim demek doğru değil. Burada milletvekili sayısı olarak doğrudur, sayısal anlamda doğrudur. Böyle bir durum söz konusu çünkü açıkça %10 barajı nedeniyle halkın iradesinin önüne bir sınır koydular. O sınır içerisinde bağımsız milletvekili adaylarına sayısal olarak ortaya çıkaracağımız sayı bellidir. Arta kalan da bedavadan alınacak bir sonuçtur. Fakat oran olarak alınacak oy miktarı itibari ile seçim sonucu belli değildir. Bu konuda biz çok büyük çalışma içersindeyiz. Türkiye"nin birçok metropollerinde hem de bölgenin geneli için iddia ediyoruz. Türkiye kamuoyunu şaşırtacak seçim arenasında güçlü bir oy oranı ile çıkacak. Belki bölge milletvekilleri sayısı olarak %10 barajına göre milletvekili sayısı olarak belki. Ama biz öyle bir oy oranı yakalayacağız ki. Seçim barajı da anlamsız kalacaktır. Seçim sonucu bizim açımızdan zafer diye bileceğimiz bir sonuç ortaya çıkacaktır, bu konuda iddialıyız. Bunu bilmeyenler varsa şaşıracaklar.
Halil ANGÜN : Yeni anayasada Kürt sorununa ilişkin düşünceleriniz nelerdir. BDP olarak nasıl bir tavır alacaksınız?
Gültan Kışanak: Yeni kanun yapma sürecidir. Parlamento bu sonuçtan kaçınamaz, iktidar olacak feodal yapıların bu tarihten sonra sorumluluklarından kaçınamaz, bunu kaydetmek isterim siyasal sorumluluklarını yerine getirmekten kaçınamaz. Ola ki sayısal çoğunluklarına güvenerek Türkiye"nin gerçeklerini göz ardı eden bir anayasa yapmaya kalkışırlarsa da bu hukuki açıdan da çalkantılı bir dönem olacaktır. Biz bu problemleri daha bu günden çağrılarımız yapıyoruz. Anayasayı iktidarlar yapmaz. İktidar milletvekilleri yapmaz, sayısal çoğunluklara güvenerek bu toplumun ihtiyaçlarına cevap veremeyecek bir anayasa yapmaya kalkmayın. Türkiye açısından iyi bir şey olmayacaktır. Siyasi bir yapı olarak yeni bir gerilim yeni bir çatışmanın zeminini hazırlamış olacaktır. Biz istiyoruz ki önümüzdeki dönem çözüm süreci olsun, Türkiye"nin temel sorunları olan temel hak ve özgürlükler konusunda kimlikler konusunda, inançlar konusunda ülkenin sorunlarına gerçekten son verecek gerçekten demokratik gerçekten katılımcı herkesi kucaklayacak yeni bir anayasa yaparak, biz üzerimize düşen dorumluluğu en iyi bir şekilde her zaman yerine getirmeye hazırız. Önümüzdeki süreçte BDP olarak yapıcı bir rol izleyeceğiz. Bozucu bir rol almayacağız. herkesi de diğer siyasi partileri de iktidar partileri de kucaklayıcı olacağız.
Halil ANGÜN : Siirt ve 6 ilçenin siyasi ve sosyal ve ekonomik sorunlarının çözümüne yönelik önerileriniz nelerdir?
Gültan Kışanak: Hiç öyle bir şey demiyoruz aksine her bölgede olduğu gibi bölgemizinde 23 ilin genelinde çok daha yoksul bırakılmıştır. İşsizlik daha yüksek ise bunun bir anlamı var. Mezopotamya tarihte bereket tanrıçası ile anılan pek çok bereketli topraklardır. Bereket tanrıçaları ile anılan bir yerdir Mezopotamya tarih boyunca aç ve açıkta kalmamışlar. Tam tersine tarımın ilk geliştirildiği insanlığın ilk şekillendiği bir merkez coğrafyalardan üstün olarak kaynakları itibari ile Mezopotamya zenginliğin bolluğu ile anılan bir toprak ama biz bu gün bu topraklarda fakirleşiyoruz ama bunun arkasında başka nedenler var.Birileri bilerek açlığa mahkum ediyor. Biz bunu çok iyi biliyoruz. Geriye doğru 80 yıl boyunca, ta İnönü döneminden beri süre gelen Türkiye Cumhuriyetinin kurulduğu tarihten bu yana bölgenin durumu nasıl geriye düşmüş, Türkiye"nin batısındaki illerimiz nasıl ilerlemiş ise bunları rakamları ve istatistikleri ortaya konulmuş. Birtakım istatistikler raporlar gösteriyor ki bölge milletvekilleri insanları açlığa mahkum edip demokratik yapısını bozmak istiyor. Bilerek ve isteyerek belli bir yol almasınlar diye siyasi reformlardan görüyoruz ki Kürt halkını yoksulluğa ve açlığa mahkum edip nüfus yapısını bozmak istemişlerdir. Bilerek ve isteyerek göç etsinler dağılsınlar diye siyasi bir proje olarak ortaya çıkan rakamlardan anlaşılmaktadır. Nitekim devletin böyle bir politikası vardır. Bu nedenle biz siyasi rakamlardan kopuk gelmiyoruz ki. Nitekim şimdiye kadar bölgeden seçilen milletvekilleri, asla ve asla bölgenin sosyal ve ekonomik sorunlarını gündeme getirmemiş sorunların çözümünde hiçbir çaba sarf etmemişlerdir. Ben geçen Dört Yılı biliyorum. Dört yıl boyunca parlamentodaydım, 2 yıl boyunca plan ve bütçe komisyonunda görev yaptım, ben bir bölge milletvekilinin bir gün o komisyona gelip Bakanlardan bir hizmet istediğini görmedim. Ben iddia ediyorum gelsin ben hizmet istedim diyen varsa çıksın söylesin. Balıkesir Milletvekilleri, Çanakkale milletvekilleri Bursa milletvekilleri onlar da iktidar milletvekilleri idiler. Ama geliyorlardı bakanların yakasına yapışıyorlardı. Yok yolumuz yok diyorlardı, yok balıkçı barınaklarımızın ağları yok diyorlardı. Bu kadar küçük sorunları dahi dile getirerek bölgelerinin sorunlarını dile getiriyorlardı. Ama tam anlamıyla bölgemizin hiçbir milletvekili bu yönde talepleri olmamıştır. 3,0 Dönem milletin temsilcisiyim diyen Afif Demirkıran da parlamentodayken, bir gün olsun Siirt halkının sorunlarını dile getirecek çözüm önerilerini görmedik. İsteyen geri dönüp meclis tutanaklarına bakabilir. Bölgenin sorunu siyasidir halka bakış açısıdır. Niye şimdiye kadar siyaset yaptıkları belli şimdiye kadar kendileri için siyaset yaptıkları bellidir. Biz bu siyaseti halk için yapıyoruz. Yanlışların üzerine gideceğiz bu halkın hakkını arayacağız. Geçmiş dört yılda yaptığımız gibi, kimse bize cebindeki parayı vermiyor, kimse bize babasının malını vermiyor. Bu ülkenin kaynakları bu ülkenin halkınındır, yurttaşlarınındır. Batıdakilerin ne kadar hakkı varsa doğudakilerin hakkı da vardır. Ne kadar Türkün Lazın hakkı varsa Kürdün de o kadar hakkı var. Bu hakkımızı isteyeceğiz ve alacağız. Çünkü kimse bize babasının hayrına vermiyor, o hakkı ve ben inanıyorum ki önümüzdeki dört yılda orda halkımızın sorunlarını dile getiren, halkını en iyi savunan olacağız.
Halil ANGÜN : Son olarak Siirt seçmenine neler söylemek istersiniz?
Ben tüm Siirt halkına artık sırtlarındaki kamburdan kurtulmanın zamanı geldiği şimdiye kadar biraz önce de ifade ettiğim gibi çok sorunumuz var. Ama en büyük sorunumuz sırtımızdaki sorunumuz. Bunlar siyasi baskılar. Siirt halkının ve bölge halkının tüm bu siyasi baskılardan kurtulması için çalışacağız. Gerçekten halkını temsil eden gerçekten halkının hakkını savunan halkıyla beraber aynı zorlukları yaşayan halkıyla beraber aynı şeye sevinen aynı şeye üzülen halkın yanında her zaman olan gerçek temsilciliğini yapan bizler için asıl önemli olan oy oranları olduğunu düşünüyorum. Bu halkın kim benim temsilcimdir, kim benim temsilcim değildir. Bunu bu seçimde karşılaştırılacağını temenni ediyorum. Şu ana kadar yürüttüğümüz seçim kampanyasında dile getiriyoruz halkın beklenti ve teveccühü de bu yönde olacaktır. Şimdiden herkese teşekkürlerimi sunuyor selam ve saygılarımı sunuyorum.

Bu haber 10267 defa okundu.
<< Önceki ||
Sonraki >>
büyük başarı
Halil abim gazetenizdeki 2. Sayfadaki karalanmış yeri gördüm. Büyük başarı 1 yıl içersinde sildiniz süpürdünüz o sildiğiniz kişileri tebrikler
TAKLİTLERİNDEN SAKININ Çünkü SİZ MEDYA56 sınız.
ama keşke taklit edebilseler ellerine yüzlerine bulaştırıyorlar :)))))))))
Gön.: şakir , 23:16 13 Haziran 2011
sana güven sonsuzluk sınırında!!!
başlı başına bir devlet gibisiniz!!! yazı harika olmuş bu güzel konuşmanın ardından ve 12 hazirandan sonraki sabah siirt ve çevresini daha güzel bakışlar bekliyor bundan eminim...
Gön.: umutsuz değilim , 21:02 10 Haziran 2011
güzel bir roportaj olmuş
gazetede yer alacakmı halil abi nasıl ulaşırız. matbacılar kendi gazetesini doğru dürüst çıkarmıyor senın gazeteni mi çıkaracak tew tew malamıne
Gön.: şakir , 11:30 10 Haziran 2011